rubmeslekksart

Mesleki Eğitim Gelişme İçin Şart !

Mesleki eğitim ülkelerin gelişiminde önemli bir rol oynar. Sanayicinin, yatırımcının istediği vasıflı işgücünün bulunması rekabette sizi bir adım öne çıkarır. Ülkemizde işverenlere sorulduğunda, en önemli sorunlarından birinin nitelikli işgücü açığı olduğu söylenir. Gerçekten de mevcut işsizliğin en önemli sebeplerinden birisini işte bu yapısal işsizlik oluşturur.

Bu nedenle, eğitim sistemi ile çalışma hayatı arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi ülkemiz insan kaynağının geliştirilmesi açısından büyük önem arz eder.

Ülkemizde mesleki eğitim sisteminin günün şartlarına göre uyarlanması, mesleki eğitim merkezlerinin, meslek sahibi insan ihtiyacını karşılayabilmek adına çalışmalarını sürdürmeleri çok önemli. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığımız bu kapsamda yeniden yapılanma çalışmalarına son dönemde hız kazandırdı.

Mesleki eğitim merkezlerinin, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlanmış olması önemli bir değişikliği beraberinde getirdi. Çıraklık eğitiminin örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınması ile işletmelerin çırak ihtiyacının karşılanması ve öğrencilerin mesleklerini işbaşında öğrenmeleri amaçlandı.
Mesleki eğitim merkezi öğrencileri haftada 1 gün okulda teorik eğitim, 4 gün işletmelerde pratik eğitim alıyorlar.

Çırak oÖğrenci İstihdamı

Mesleki eğitim merkezine kayıt işlemi okul, işletme ve öğrenci/veli arasında “işletmelerde mesleki eğitim sözleşmesinin” imzalanmasıyla başlamakta. Öğrenci e-MESEM sistemine okul tarafından kaydedilmekte, kayıt olduğu andan itibaren meslek hastalıkları ve iş kazalarına karşı sigortalanmakta ve maaş almaya başlamakta. Kayıtla beraber kazandığı bu haklar öğrenim süresi boyunca devam ediyor.

Mesleki eğitim merkezleri tüm illerde bulunuyor. 34 alan 184 farklı dalda başvuru yapılabilmekte. Çıraklık eğitimi süresi 3 yıl, kalfalık eğitimi 1 yıl. Mesleki eğitim merkezine devam eden 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri asgari ücretin en az yüzde 30’u, 12. Sınıf öğrencileri asgari ücretin en az yarısı kadar maaş alıyorlar.

Mesleki eğitim merkezi mezunları “Ustalık Belgesi” ile “Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi diploması” alarak kendi iş yerlerini açabilmekteler. Ustalık belgesine sahip olanlar çırak öğrenci istihdamı için “İş pedagojisi eğitimi” ile “Usta Öğretici” belgesine de sahip oluyorlar.

 

Yapısal Dönüşüm Katkı Sağladı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, değişikliklerle Türkiye’de çırak ve kalfa sayısında artış yaşandığını söylüyor. Kanun değişikliğinden önce Türkiye’de aktif olarak çalışan çırak, kalfa sayısında oldukça yüksek oranda bir artış yaşandığını belirten Bakan Özer’e göre bu durum Türkiye’deki özellikle küçük ve orta ölçekli sektörün ihtiyaç duyduğu çırak ve kalfaların yetiştirilmesine imkan sağlıyor.

Tüm bunların yanı sıra Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılının ilk ayında “Mesleki Eğitim Merkezi Ustalık Telafi Programı” adı altında yepyeni bir uygulama başlattı. Bu programla daha önce liseden veya üniversiteden mezun olmuş olanlara 27 haftalık işletmede beceri eğitimiyle farklı alan/dallarda ustalık belgesi elde etme fırsatı sunuluyor. 29.03.2022 tarihinden itibaren söz konusu programa Milli Eğitim Bakanlığı ve sektörler işbirliğinde imzalanan protokoller kapsamında devam edilmekte.
Bu program sayesinde mesleki eğitim merkezlerine yönelik ilgi ve alaka nicelik ve nitelik olarak daha da artmış. Bunu Bakanlık yetkililerinden aldığımız veriler doğruluyor. Asli görevi “çırak” olarak bünyesine aldığı öğrencileri birer “kalfa” ve “usta” olarak yetiştirmek olan mesleki eğitim merkezlerine yönelik bu uygulamalar ve bazı mevzuat değişiklikleri neticesinde öğrenci sayısı 2021 yılı sonlarında 150 binlerde iken 2022 yılı Eylül ayı itibariyle 750 binlere ulaşmış. Bunun en önemli nedenlerinden biri, mesleki eğitim merkezlerinden mezun olarak ustalık belgesine sahip olan öğrencilerin istihdam oranının çok yüksek (yüzde 88) olması.

Bu yüksek istihdam oranı göz önünde bulundurulduğunda mesleki eğitim merkezlerine yönelik gerçekleştirilen yeni yapısal dönüşüm işletmelere ve ülke ekonomisine olumlu yönde yüksek katkı sağlayacaktır.

mykkuafor-rub-akademi-sertifika

16 Meslek Grubunda 1 Ocak’tan İtibaren Belge Şartı Aranacak !

Aralarında kuaför, güzellik uzmanı, ahşap mobilya ve ayakkabı imalatçısının da olduğu 16 meslekte, 1 Ocak 2023’ten itibaren Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından verilen mesleki yeterlilik belgesi şartı aranacak.

 

Eğitim ve istihdam arasındaki uyumu sağlama görevini yerine getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı MYK, nitelikli insan kaynağının oluşması için mesleklere standart, çalışanlara belge kazandırmaya devam ediyor.

Faaliyete başladığı 2006’dan bugüne kadar 2 milyon 350 binden fazla çalışanı “mesleki yeterlilik belgesi” sahibi yapan Kurum, iş kazaları açısından “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” gruplardaki mesleklere de belge zorunluluğu getirmeyi sürdürüyor.

Belgesi olmayanlar 1 Ocak’tan itibaren çalıştırılamayacak

Bu kapsamda, kuaför, güzellik uzmanı, ahşap mobilya imalatçı, mobilya döşemecisi, ayakkabı imalatçısı, kesimci (ayakkabı), saraciye imalatçısı, sayacı, zeytinyağı üretim operatörü, boyama operatörü, baca yağlı kanal temizleme personeli, elektrik dağıtım şebekesi test görevlisi, raylı sistem araçları elektrik bakım ve onarımcısı, raylı sistem araçları elektronik bakım ve onarımcısı, raylı sistem araçları mekanik bakım ve onarımcısı, raylı sistemler sinyalizasyon bakım ve onarımcısı mesleklerinde belge şartı 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecek.

Bu mesleklerde, MYK Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip olmayanlar, 1 Ocak 2023’te itibaren çalıştırılamayacak.

Ustalık belgesi ve diploması olanlarda belge şartı aranmayacak

“Mesleki Eğitim Kanunu”na göre ustalık belgesi alanlar ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin mesleki ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olup diplomalarında veya ustalık belgelerinde belirtilen bölüm, alan ve dallarda çalıştırılanlar için belge şartı aranmayacak.

Bu 16 meslekle birlikte mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu bulunan “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” sınıftaki meslek sayısı 204’e yükselmiş olacak.

kasaplikkklik

Kasaplar Odası Başkanı Yalçındağ: Lafla Ustalık Olmaz, Ustalık Belgesi Vardır !

Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, bayramda kurban kesim ve parçalama işlemlerinin işin uzmanına bırakılması gerektiğinin altını çizerek,

“Lafla ustalık olmaz, ustalık belgesi vardır. En azından buna sahip olmak gerekir” dedi.

 

Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ kurban bayramı öncesi gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Kurban bayramında kesim ve parçalama işlemlerinin işin uzmanı kasaplar tarafından yapılmasına dikkat çeken Yalçındağ, yanlış kesim ve parçalamadan dolayı halk sağlığının olumsuz etkilendiğini ve israfa neden olduğunu söyledi. Yalçındağ, halk sağlığı açısından her yıl olumsuz birçok olay yaşandığını ve israf açısından da Türkiye’de her bayram 200 bin ton et üretimi gerçekleştiğini yalnızca yüzde 10’unun kaybının Ankara’nın bir aylık et ihtiyacı olduğunu söyledi. Fazlı Yalçındağ, “Lafla ustalık olmaz, ustalık belgesi vardır. En azından buna sahip olmak gerekir” diyerek konuya dikkat çekti.

 

İŞİ UZMANA BIRAKIN

 

Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, her kurban bayramında alakasız mesleklerden birtakım kişilerin çıkarak kurban kesimi ve parçalama işlerini yaptığını belirterek, “ Her sene ‘kurban bir pasta, bundan bir dilimde ben alayım’ uğraşısına giriliyor. Bu ilk olarak halk sağlığı açısından sakıncalı. Çünkü, kömürlük ve depodan çıkarttığı kıyma makinesiyle kıyma çekiyor. Ayrıca yaralanma olayları yaşanıyor. Buna çok üzülüyoruz. İkincisi bu makineyi kullanmak bir ustalık gerektirir. Lafla ustalık olmaz, ustalık belgesi vardır. En azından buna sahip olmak gerekir. Aynı zamanda bu etin üzerinden ayıklanması gereken enfekte dokular ve kirli kısımlar olabilir. Bunlar yıkayarak temizlenmez. Bunların bütünü üzerinden kesilerek çıkarılması gerekir. Bu işi ne kadar biliyor. Halk sağlığını tehdit etmek kimsenin hakkı değil” dedi.

 

“BU KADAR ETİ ZİYAN EDEMEYİZ”

 

Bayramda etlerinin kesim ve parçalama noktasının kasap dükkanları olduğunun altını çizen Yalçındağ, “Kurban bayramında Türkiye’de yaklaşık 200 bin ton et üretimi gerçekleşiyor. Hatalı parçalama ve saklama koşullarıyla bunun yüzde 10’unun (20 bin ton) kaybı Ankara’nın bir aylık et ihtiyacıdır. Biz bu kadar eti ziyan edemeyiz. Etlerin bilinçli bir el tarafından hazırlanması, tavsiyelerde bulunulması, tek kullanımlık paketler halinde derin dondurucuda saklanması gerektiğini işin uzmanının anlatması gerekiyor. Bunu da bizim meslektaşlarımız hep anlatıyor ve yapıyor” şeklinde konuştu.

 

DENETİMLER SIKLAŞIYOR

 

Konuyla ilgili bu yıl Kasaplar Odası olarak Ankara Valiliği, ilçe belediye başkanlıkları ile il ve ilçe tarım müdürlükleriyle görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Yalçındağ, “Denetlemelerin daha yoğun bir şekilde yapılması fikrinde ortak görüşümüz oluştu. Bu sene her seneden biraz daha sıkı tutulacağını düşünüyorum. Ama önemli olan halkın bilinçlenmesi. Halkın bu konuda bilinçli olması ve gördükleri olumsuzlukları ALO 174 hattına bildirmesi gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.